Astana Zirvesi; Şanghay İş Birliği Örgütü Büyüyor mu?

Şanghay İş birliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları 24. Zirvesi Kazakistan’ın başkenti Astana’da gerçekleşti. Kazakistan Devlet Başkanı Kasım Cömert Tokayev’in ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Özbekistan Devlet Başkanı Şavkat Mirziyoyev, Kırgızistan Devlet Başkanı Sadyr Japarov, Tacikistan Devlet Başkanı İmamali Rahman, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, İran Geçici Devlet Başkanı Muhammed Mukbir, Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, Belarus Devlet Başkanı Alexander Lukaşenko ve ŞİÖ Genel Sekreteri Zhang Ming katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da yer aldığı ‘‘Çok Taraflı Diyaloğun Güçlendirilmesi: Sürdürülebilir Barış ve Kalkınma İçin Çabalamak’’ başlığıyla yapılan ‘‘ŞİÖ+’’ formatında zirvede Terörle mücadele konusunun da ön planda olacağı zirvede, örgütün ‘‘2025-2027 dönemi için Terörizm, Ayrılıkçılık ve Aşırıcılıkla Mücadele İşbirliği Programı’’  ve ‘‘2024-2029 dönemi ŞİÖ Uyuşturucuyla Mücadele Stratejisi’’ konuları ele alınırken gözlemci statüsünde yer alan Belarus’un ŞİÖ’ye tam üye seçilmesine yönelik karar imzalandı. Böylece, Belarus, ŞİÖ’nün 10’uncu üyesi oldu.

Şanghay İş Birliği Örgütü Nedir?

ŞİÖ, bölgesel bir iş birliği örgütüdür. Ana iş birliği odağı güvenlik olan ŞİÖ, ilk olarak 1996 yılında Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından Şanghay Beşlisi adı altında kuruldu. Özbekistan’ın 2001 yılında katılmasının ardından adı Şanghay İş birliği Örgütü olarak değişti. 2001 yılında ‘‘Şanghay Beşlisi’’, aralarında Özbekistan’ın da bulunduğu Şanghay İş birliği Örgütü olarak kuruldu. Hindistan ve Pakistan 2017 yılında, İran ise 2022 yılında örgüte katıldı. Belarus, Moğolistan ve Afganistan Şanghay İş birliği Örgütü’nde ‘‘gözlemci’’ konumunda yer alırken, Türkiye, Azerbaycan, Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Katar, Ermenistan, Kamboçya, Kuveyt, Maldivler, Myanmar, Nepal ve Sri Lanka ise ‘‘diyalog ortağı’’ konumunda bulunuyor. Avrasya kıtasının %61’ini kapsayan ŞİÖ, bölgesel bir iş birliği olarak faaliyetini sürdürüyor. ŞİÖ’nün temel iş birliği konusu güvenlik ve temel hedefleri arasında üye ülkeler arasında karşılıklı güveni güçlendirmek, bölgede barış, güvenlik ve istikrarı korumak için iş birliğini geliştirmek, terörizmle ortak mücadele etmek, ekonomik iş birliğini geliştirmek ve kültürel etkileşimi artırmak yer alıyor. ŞİÖ Genel Sekreterliği Çin’in başkenti Pekin’de bulunurken, ŞİÖ Bölgesel Terörle Mücadele Örgütü ise Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te faaliyet gösteriyor. Hükümetler arası bir kuruluş olan ŞİÖ, Çin ve Rusya’nın Asya’da güvenlik konusunda iş birliği yapmasını sağlamak amacıyla kuruldu.

Türkiye ve Rusya Zirvesi

Türkiye’nin diyalog ortağı olarak yer aldığı Şanghay İş Birliği Örgütü 24. Başkanlar Zirvesi kapsamında Kazakistan’ın başkenti Astana’da bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan temasları kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın toplantısı sırasında yaptığı konuşmada, ‘‘Uzun zamandır dostumuzla görüşemiyoruz. Telefon diplomasisiyle görüşmeler yaptık ama bu arada dostlarımız sürekli temas halindeydi. İçişleri, Hazine ve Maliye, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlarımız temaslarını aralıksız sürdürdüler’’ dedi. Yaklaşık bir saat süren görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekün saldırı ve işgal girişimi, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, Suriye’deki gerginliğe çözüm arayışları ve terörle mücadele gibi konular ele alındı.

Yapılan ikili görüşmede, Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada barışı tesis etmek için çaba göstermeye devam edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaşı önce ateşkesle, sonra barışla sonlandırmak için bir uzlaşma zemini oluşturabileceğini, her iki tarafı da memnun edecek adil bir barışın mümkün olduğunu belirtti. İsrail’in Filistin topraklarına yönelik saldırılarının ve Lübnan’a yönelik tehditlerinin bölgesel ve küresel barış ve huzuru hedef aldığını belirten Erdoğan, çatışmaların yayılmasının bölge ülkelerine en büyük zararı vereceğini ve uluslararası toplumun artık İsrail’i durdurmaya odaklanması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin sınırlarının hemen ötesinde bir terör üssü kurulmasına izin vermemekte kararlı olduğunu vurgulayan Erdoğan, özellikle Suriye iç savaşı olmak üzere terör örgütleri için elverişli alan oluşturan istikrarsızlıklara son vermek için somut adımlar atılmasının önemini vurgulayarak Türkiye’nin sınırlarının ötesinde teröristan kurdurmamakta kararlı olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin çözüm için iş birliğine hazır olduğunu kaydetti.

Türkiye-Azerbaycan ve Pakistan İş Birliği

24. Devlet Başkanları Zirvesi’nde bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, terörle ve sınır aşan tehditlerle ortak mücadele ve iş birliğine vurgu yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan’ın birçok alanda ortak adımlar atabileceğini ve bunların üç ülke için de faydalı olacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşların, çatışmaların ve gerginliklerin yaşandığı bir coğrafyada kurulacak iş birliğinin bölgesel ve küresel barışa da hizmet edeceğini belirtti.

Zirvede, daha önce Parlamento Başkanları ve Dışişleri Bakanları düzeyinde yürütülen üçlü iş birliği sürecinin liderler düzeyine taşınması kararlaştırılırken; üç dost ve kardeş ülke arasında iş birliği imkânlarının geliştirilmesi yönündeki güçlü irade teyit edildi. Türkiye-Azerbaycan-Pakistan arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin, üç ülke halkının refahına katkı sağlamasının yanı sıra, bölgesel ve küresel barış ve istikrara da hizmet edeceği konusunda mutabakata varıldı. Üç ülkenin, egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı ilkelerine önem gösterilerek, ilgili ülkeler arasındaki diyalog yoluyla anlaşmazlıkların çözümüne öncelik verilmesine yönelik desteği vurgulandı. Üç ülke arasında sınır ötesi tehditlerle mücadelede, özellikle terörle mücadelede iş birliğinin önemi ve bu konuda ortak kararlılık da teyit edildi. Üçlü iş birliği sürecinin sonraki toplantılarının önümüzdeki dönemde Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan’da yapılması kararlaştırıldı.

ŞİÖ’nün AB’den farkı nedir?

Avrupa Birliği, üye ülkelerin hiyerarşik olarak üstünde yer alan bir hükümetler üstü yapı iken, Şanghay İş birliği Örgütü (ŞİÖ), iş birliği amacıyla kurulmuş hükümetler arası bir yapıdır. AB’nin ekonomi, siyaset, güvenlik ve insan hakları alanlarında bağlayıcı bir müktesebatı, yasama yetkisine sahip üye ülkelerin parlamenterlerinden oluşan bir meclisi, bir mahkemesi, bir marşı ve tüm üye ülkelerin bayraklarının yanında kullanılan bir bayrağı varken, ŞİÖ’de bunlar bulunmamaktadır. AB üye ülkeleri arasında insanların, sermayenin ve ürünlerin serbest dolaşımı söz konusuyken, ŞİÖ’de bu durum söz konusu değildir. ŞİÖ ile karşılaştırıldığında AB’ye en çok benzeyen Asya örgütü Avrasya Ekonomik Birliği (AEB)’dir. Rusya, Kazakistan, Ermenistan, Belarus ve Kırgızistan’ın üye olduğu AEB’de insanların, sermayenin ve ürünlerin serbest dolaşımı söz konusudur. 2013 yılında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in danışmanı Sergey Markov, ‘‘Türkiye hem NATO üyesi hem de ABD’nin en yakın müttefiklerinden biri. ŞİÖ üyelerinin bu koşullar altında Türkiye’yi tam üye olarak kabul etmesi mümkün değil.’’ demişti. Bu nedenle ‘‘Türkiye, ŞİÖ’ye değil, AEB’ya üye olabilir.’’ açıklaması yapmıştı.

ŞİÖ Büyüyor mu?

Dünya Bankası verilerine göre, ŞİÖ üye ülkeleri küresel GSYİH’nın %32,4’ünü oluşturuyor. Çin ve Hindistan bu payın %26,6’sını oluşturuyor. ŞİÖ Genel Sekreteri Zhang Ming’e göre, üye ülkeler dünya nüfusunun %40’ından fazlasını ve dünya kara alanının dörtte birini kapsıyor. ŞİÖ’nün güçlü konumu enerji, ulaşım ve ticaret projeleriyle daha da güçleniyor. Bunun yanında 24. Devlet Başkanları Zirvesinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrasya güvenlik sistemine ilişkin hedeflerini belirledi. Putin ve Şi, 2001 yılında Rusya, Çin ve Orta Asya ülkelerinin katılımıyla kurulan ŞİÖ Batı’ya karşı bir denge unsuru olarak Hindistan, İran ve Pakistan’ı da kapsayacak şekilde genişletmişti. Astana zirvesinde ise yapılan bir açıklamada, Belarus’un da ŞİÖ’e katıldığı duyuruldu. Çin devlet televizyonu CCTV’nin haberine göre, Şi, Astana’daki toplantıda yaptığı konuşmada, ‘‘Yüksek çitlerle çevrili küçük bahçelerin gerçek riskleri karşısında, kalkınma hakkını korumamız gerekiyor’’ ifadelerini kullandı. Şi, bloğun ‘‘iç anlaşmazlıkları’’ barışçıl yollarla ele alması, ortak zemin araması ve iş birliği zorluklarını çözmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Ana toplantı kapalı kapılar ardında gerçekleşti, ancak Kremlin sözcüsü Dmitriy Peskov yaptığı açıklamada, Putin’in grupla yeni bir ‘‘Avrasya toplu güvenlik anlaşmaları seti’’ oluşturma fikrini görüşeceğini söyledi. Putin geçen ay yeni bir bölgesel güvenlik sistemine ihtiyaç olduğunu ve bu sistemin NATO üyeleri de dahil olmak üzere kıtadaki tüm ülkelere açık olması gerektiğini söyledi. Ancak Rus lider, bu sistemin amacının Avrasya’daki tüm yabancı askeri varlığı kademeli olarak ortadan kaldırmak olması gerektiğini söyleyerek ABD’ye açık bir gönderme yaptı.

Sonuç ve Değerlendirme

Kazakistan başkanlığında Astana’daki Bağımsızlık Sarayı’nda düzenlenen 24. ŞİÖ Devlet Başkanları Zirvesi’nin Astana Bildirisi kabul edildi. Bildiride, örgüte üye ülkelerin, ŞİÖ’nün küresel barış, güvenlik ve istikrarı güçlendirmedeki ve yeni bir demokratik, adil, politik ve ekonomik uluslararası düzenin inşası için koşullar yaratmadaki rolünün artırılması gerektiği konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bildiride, ŞİÖ üyelerinin kendi politik ve sosyo-ekonomik kalkınma yollarını bağımsız ve demokratik bir şekilde seçme hakkına saygı gösterilmesi gerektiği vurgulandı ve devletlerin toprak bütünlüğü, içişlerine karışmama ve güç kullanma tehdidinde bulunmamalarının uluslararası ilişkilerin sürdürülebilir gelişiminin temeli olduğu belirtildi. Bildiride, ŞİÖ üyelerinin ülkeler arasındaki anlaşmazlıkların diyalog ve istişare yoluyla barışçıl çözümüne bağlı kalmaya devam edecekleri vurgulandı ve şu ifadeler yer aldı: ‘‘ŞİÖ üye devletleri, bölgesel ve uluslararası gündemlerin değerlendirilmesine dayanarak, daha temsili, demokratik, adil ve çok kutuplu bir dünya düzeni kurma konusundaki kararlılıklarını yeniden teyit ettiler.’’

Bildiride, üye devletlerin, çok kutuplu dünyadaki en önemli örgütlerden biri olarak örgütün potansiyelini ve uluslararası etkisini artırmaya hazır oldukları konusunda hemfikir oldukları ifade edildi ve şu değerlendirmeler yer aldı: ‘‘Üye devletler, ŞİÖ içindeki etkileşimin Avrasya’da eşit ve bölünmez bir güvenlik mimarisinin oluşturulmasının temelini oluşturabileceği vurgulandı. Topraklarında devlet egemenliği ve toprak bütünlüğü ilkelerine aykırı herhangi bir faaliyeti engellemeyi kabul ettiler.’’ Bildiride ayrıca Belarus’un ŞİÖ’ye tam üye olarak kabul edilmesinin ‘‘tarihi’’ olduğu ve örgütün dönüşümlü başkanlığının Çin’e geçtiği belirtildi. Zirvede imzalanan 25 belge arasında ‘‘2035’e Kadar ŞİÖ Kalkınma Stratejisi’’ ile ‘‘2030’a Kadar ŞİÖ Enerji İş birliği Kalkınma Stratejisi’’ de yer alıyor.

Bunun yanında Türkiye’nin, NATO üyesi olması ve AB ile üyelik süreci devam ederken Şanghay İş Birliği Örgütü içerisinde de diyalog ortağı olarak bulunması, jeostratejik konumunun ve bölgesel önemli bir güç olarak diplomasinin çok yönlü olması açısında bir avantaj olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’nin jeopolitik konumuyla Doğu ve Batı Bloğu arasında olmasıyla iki dünya arasında önemli bir konumda yer alıyor. ŞİÖ ve BRICS gibi oluşumlar ile çok kutuplu dünya temelleri üzerinden yükselmeye başlanıyor. ŞİÖ zirvesi dünya politikası açısında önemli bir aktör olan Türkiye ile Çin’in bir araya gelmesi açısında da önemli bir gelişmedir. Türkiye’nin ŞİÖ zirvesine katılması özellikle ikili ve üçlü görüşmeler ile önemli kazanımlar elde etmesi açısından değerlidir.

[Mehmet Gökhan Özçubukçu Türkiyat alanında dış politika uzmanıdır.]

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu