İran Cumhurbaşkanı Adaylarının Yarışı ve Muhtemel Senaryolar

19 Mayıs 2024 tarihinde İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin bir helikopter kazasında hayatını kaybetmesiyle birlikte İran, 28 Haziran’da cumhurbaşkanlığı seçimine gidiyor. Bu süreç içinde seksen farklı isim, adaylığını ilan etti. Adaylığını ilan eden isimler arasında İran’ın önde gelen liderlerinin ve siyasi figürlerinin olduğu görülüyor. Ancak son dönemlerde İran’da yapılan seçimler oldukça sancılı geçti. Zira 2019 cumhurbaşkanlığı ve 2024 parlamento ve uzmanlar meclisiseçimlerinde, tüm kesimlerin ve Dini Rehber Ali Hamanei’in telkinlerine rağmen seçime katılım oranı %50’nin altında kalmıştı. Bu durum ise ülkede seçilen cumhurbaşkanı ve parlamento üyelerinin itibarını zedelemektedir. Bununla birlikte gerek İran basını gerek üst düzey devlet yöneticileri ve önde gelen siyasi figürler seçime katılım konusunda halka çağrıda bulunmuştu.

İran Seçimlerinde Anayasa Koruyucular Konseyi Rolü

İran’da seçimi etkileyen aktörlerin başında Anayasa Koruyucular Konseyi (AKK) gelir. AKK, adayların seçime katılımlarını onaylayan nihai kurum pozisyonundadır. Zira AKK, İran Anayasası’nın 99. maddesi gereği seçimleri denetlemekle mükelleftir. AKK on iki üyeden müteşekkil olup altısı Devrim Rehberi tarafından fakihlerden, altısı ise Meclisin seçtiği hukukçulardan atanmaktadır. Adaylık başvurularını değerlendirip onaylama ve reddetme yetkisini elinde bulunduran AKK, kararlarının gerekçelerini kamuoyuna açıklama zorunluğu bulunmamaktadır. Adaylığı reddedilen kişiler, talep ederlerse kendilerine yazılı olarak mektup gönderilir. Ancak AKK’nin sunduğu bu gerekçeler oldukça genel ve ikna edicilikten uzaktır.

Nitekim mevcut seçimlerde AKK’nin onayladığı isimler arasında reformist bir adayın ve iki kuvvetli muhafazakâr adayın bulunması, İran seçimlerindeki rekabeti ve seçime katılım oranını etkilemesi bağlamında incelemeye değer kılmıştır.

 AKK, bir haftalık inceleme ve değerlendirmeler sonucunda 6 ismin seçime katılımını onaylamıştır. Bu isimler: İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, eski Sağlık Bakanı Mesut Pezişkiyan, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Temsilcisi Said Celili, Tahran Belediye Başkanı Ali Rıza Zakani, Şehit ve Gaziler Vakfı Başkanı Emir Hüseyin Kadızade Haşimi, İran Eski Adalet ve İçişleri Bakanı Mustafa Pur Muhammed’dir. Bunun yanı sıra Ali Laricani, Mahmud Ahmedinejad, İshak Cihangiri, Abbas Ahundi, gibi İran siyasetinde önemli roller üstlenmiş kişiler ise konsey tarafından veto edilmiştir. Nitekim Ahmedinejad’ın bundan önceki iki seçimde veto edilmesi, bu seçimlerde de veto edileceğini göstermekteydi. Ancak Ali Laricani’nin ise bu seçimlerde onaylanacağı kesin gözüyle bakılıyordu. Zira kendisi adaylığını ilan etmeden önce sosyal medya paylaşımı ve sonrasında yaptığı açıklama bu doğrultudaydı. Bununla birlikte İran basınında çıkan bir habere göre Laricani’nin adaylığının veto edilme sebebi olarak yöneticilik becerisinin zayıf olduğu iddiasıdır. Ancak AKK tarafından buna dair bir açıklama ya da herhangi bir mektup bulunmamaktadır. Bu bağlamda Laricani uzun yıllar İran devlet kademesinin çeşitli mercilerinde görev almıştır. Son olarak İran Meclis başkanlığı görevini yürütmüştür. Bu bilgiler göz önünde tutulduğunda mevzubahis iddianın çok geçerli ve gerçekçi olduğu söylenemez.

Öte yandan adaylar incelendiğinde muhafazakâr adayların çoğunlukta olduğu görülmüştür. Nitekim Muhammed Bakır Kalibaf, Said Celili, Kadızade Haşimi, Ali Rıza Zakani, Mustafa Pur Muhammedi muhafazakâr kimlikli adaylardır. Mesud Pezişkiyan ise reformist kimlikli bir adaydır.

AKK, 2019 seçimlerinde olduğu gibi bu seçimlerde, yeni bir seçim mühendisliği yapmayarak reformist Mesud Pezişkiyan’ın adaylığını onaylamıştır. Bu durum, İran’daki son seçimlere katılım oranıyla ilişkilendirilebilir. Çünkü İran’daki seçimlere katılım oranının düşüklüğü, dünya kamuoyunda ülkenin prestijini olumsuz etkilemektedir.  İran’ın, böyle bir duruma yeniden mahal vermemek adına reformist Pezişkiyan’ın adaylığını onaylamış olması muhtemeldir.

Cumhurbaşkanı Adaylarının Vaatleri ve Siyasi Eğilimleri

İran cumhurbaşkanlığı adayları mercek altına aldığında göze çarpan ilk isim  Muhammed Bakır Kalibaf’tır. Kalibaf, hâlihazırda İran Meclis başkanlığının yanı sıra Tahran milletvekilliği görevini sürdürmektedir. İran siyasetinde önemli bir figür olarak ön plana çıkan Kalibaf, geçmişte Tahran belediye başkanlığının yanı sıra Devrim Muhafızları Ordusunun hava kuvvetlerinde komutanlık yapmış bir isim. Kalibaf, adaylığı beklenen isimler arasındaydı. Kendisi daha önce 2005 ve 2013 yıllarındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmuş, 2017’de de İbrahim Reisi adına adaylıktan çekilmişti. Nihayetinde Kalibaf, artık cumhurbaşkanlığı sırasının kendisine geldiğini düşünmüştü. Nitekim bu minvalde aday olmuş, adaylık başvurusunda yaptığı konuşmada son yıllarda İran’ın ekonomik politikalarının meyve verdiğini, aday olmazsa bunların yarım kalacağını ifade etmişti. Buradan anlaşılan o ki Kalibaf’ın seçilmesi hâlinde İbrahim Reisi’nin politikalarını devam ettireceği düşünülebilir. Bununla birlikte Mahsa Amini olayları sonrasında meydana gelen halk protestolarında güvenlik ve istikrarın korunmasını savunmuş ancak halkın taleplerinin de göz ardı edilmemesi gerektiği görüşünü savunmuştu. Bu durum Kalibaf’ın ılımlı muhafazakâr kimliğini ön plana çıkarıyor. Kalibaf, Batı ile yapılan 5+1 Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nı (KOEP) eleştirse de İran çıkarları için bu anlaşmanın yeniden canlandırılmasına sıcak bakıyor. Kalibaf’ın seçim vaatleri incelendiğinde de vaatlerinin ekonomi odaklı olduğu; yoksulluk, konut ve araba fiyatlarının yüksekliği ve alım gücü üzerine yoğunlaştığı görülmüştür. Kalibaf seçilmesi hâlinde söz konusu sorunları çözeceğini ifade etmiştir. Kalibaf’ın halkın belli bir kesiminde karşılığı bulunan bir şahsiyet olduğu söylenebilir.

Said Celil de Muhammed Kalibaf gibi muhafazakâr kimlikle tanınan bir isimdir fakat ona kıyasla daha katı bir çizgidedir. Kendisi Milli Güvenlik Yüksek Konseyi sekreterliği, Nükleer Müzakere Heyet başkanlığı yapmıştır. Hâlihazırda Milli Güvenlik Kurulu üyeliği ve Düzenin Yararını Teşhis Konseyi üyeliği görevlerini yürütüyor. Celili, 2013 ve 2021 yıllarındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olmuştur. 2013’te yeterli oyu alamamış, 2021’de de muhafazakârların oylarını bölmemek için İbrahim Reisi adına seçimlerden çekilmişti. Kendisinin Mahsa Amini hadisesi sonrası başlayan olaylara dair net bir açıklaması bulunmuyor. Ancak temsil ettiği siyasi pozisyon gereği, muhafazakâr cenahın görüşlerinden çok da farklı düşündüğü söylenemez. Bununla birlikte KOEP’e dair sıkça fikir beyan eden Celili, bu anlaşmaya eleştirel bir gözle bakmış, mezkur anlaşmayı İran çıkarlarına aykırı olarak değerlendirmiştir. Celili’nin vaatleri incelendiğinde daha çok adalet ve adil yaşam üzerine odaklandığı görülüyor.

Ali Rıza Zakani de muhafazakâr kökenli bir adaydır. Hâlihazırda Tahran Belediye Başkanı olan Zakani, daha önce İran’da üç dönem milletvekilliği ve Meclis Araştırmaları Merkezi başkanlığı görevlerini yürüttü. Zakani daha önce cumhurbaşkanlığına aday olmamış, daha çok İran Meclisinde aktif görevler aldı. Zakani de tıpkı Celili gibi KOEP’e eleştirel yaklaşmakta ve anlaşmayı İran’ın çıkarlarına aykırı görüyor. Zakani’nin seçim vaatleri incelendiğinde adalet, ekonomik kalkınma, yolsuzlukla mücadele üzerine odaklandığı görülüyor.

Mustafa Pur Muhammedi ise diğer adaylardan farklı olarak ulema kökenlidir. Kendisi Kum’da eğitim almış, muhafazakâr kökenli bir adaydır. Daha önce istihbarat bakan yardımcısı, adalet bakanı ve içişleri bakanı olarak farklı görevler ifa etti. Muhammedi, devletin güçlü olabilmesi için adaletin, refahın ve gücün olması gerektiğini dile getirmekte ve seçim vaatlerini de bu doğrultuda şekillendiriyor.

Emir Muhammed Kadızade Haşimi de diğer adaylar gibi muhafazakâr kökenli bir isimdir. Dört dönem İran Parlamentosunda milletvekilliği yaptı. Hâlihazırda cumhurbaşkanı yardımcısı olan Haşimi’nin seçim vaatleri incelendiğinde diğer adaylar gibi yoksulluk, adalet ve ekonomik refah üzerine odaklandığı görülmektedir.

Mesud Pezişkiyan ise adı geçen adaylardan farklı olarak reformist kökenli bir adaydır. İran’da sağlık bakanı, Tebriz Üniversitesi rektörü olarak farklı görevler üstlenen Pezişkiyan hâlihazırda Tebriz milletvekilidir. Mahabad doğumludur ve Tebriz Türkü’dür. Pezişkiyan iyi derecede Türkçe ve Kürtçe konuşabiliyor. Pezişkiyan yolsuzluk, adam kayırma gibi suçlar konusunda sicili temiz bir isim olarak değerlendirilmekte ve liyakat, demokrasi, hoşgörü gibi konuları gündemine alıyor. Mahsa Amini hadisesi sonrası İran’da meydana gelen halk protestolarında net bir dille hükümeti eleştirmiş ve protestolara destek verilmesi gerektiğini savunmuştur. Bununla birlikte seçilmesi hâlinde eski Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’i tekrar bu makama getireceğini ifade etmiştir. Bu durum ise Pezişkiyan’ın Batı ile ilişkileri yeniden geliştireceği ve KOEP’i yeniden canlandıracağına işaret ediyor. Seçim vaatleri incelendiğinde Pezişkiyan’ın da adalet, yolsuzlukla mücadele ve liyakat konuları üzerinde durduğu görülüyor.

Seçim Sürecindeki Senaryolar

20 Haziran’da İran’da yapılacak olan seçimleri belirleyecek etkenler şüphesiz adayların seçim propagandaları, halkın sandığa gitme oranı ve İran’ın sosyopolitik yapısı olacaktır. Zira ülke içindeki adaletsizlik, yolsuzluk, adam kayırma gibi durumlar halkın tepkisine neden oldu. Nitekim ISPA’nın yapmış olduğu bir ankette insanların memnuniyetsizliğinin ve sandığa gitmeme sebeplerinin başında yukarıda geçen mevzubahis sorunlar başta geliyor. Buna ek olarak halk sandıkta desteklediği aday olmadığı için oy verme ihtiyacı hissetmediğini söylüyor.  Bu durum adayların seçim vaatlerini şekillendiren etkenlerin başında geliyor ve her aday yolsuzlukla ve adam kayırma ile mücadeleye yer veriyor. Bununla birlikte ülkenin refahının artırılması konusu da halkın karar verme yetisini etkileyen etkenlerdendir. Zira İran’ın uzun yıllardır ambargoya maruz kalması, ülkedeki işsizliği, refah seviyesini ve enflasyonu etkiledi. Bu bağlamda adayların KOEP’e bakış açıları önemlidir.

 Öte yandan genel olarak adaylar incelendiğinde muhafazakârların yoğunlukta olduğu görülüyor. Ancak adaylar arasında Celili ve Kalibaf’ın profillerinin diğerlerine nazaran daha yüksek olduğu değerlendirilebilir. Süreç içerisinde diğer adayların Kalibaf veya Celili adına adaylıktan çekilmeleri söz konusu olabilir. Bununla birlikte Zakani’nin adaylıktan çekilmeyeceği ve Reisi’nin yarım bıraktığı işleri tamamlayacağı yönünde açıklamaları söz konusudur. Böyle bir durumda Zakani’ye rehberlik makamı tarafından çekilme telkininde bulunulabilir. Muhtemel adaylıktan çekilme sonrasında, muhafazakâr cephe, Celili ve Kalibaf arasında bir rekabete sahne olabilir. Bu durum ise reformist aday Pezişkiyan’ın seçimi kendi lehine çevirmesine imkân tanıyabilir.

Söz konusu konjonktürde Pezişkiyan’ın şansının diğer adaylara nazaran daha yüksek olduğu düşünülebilir. Zira kendisi seçim sürecinde reformist cephe tarafından desteklenen üç adaydan biri olarak tanıtılmıştır. Bununla birlikte Tebriz’de rektörlük yapması onun üniversite öğrencileri ve Z kuşağının oylarını çekme ihtimalini artırabilir. Pezişkiyan ayrıca Türkler, Kürtler ve Beluçlar arasında yüksek itibara sahip bir kişi olarak dikkat çekiyor. Bu durumda etnik kimlik grupları Pezişkiyan için sandığa gidebilir.

Pezişkiyan’ın Mahsa Amini hadisesi sonrasında yaşanan protestolarda hükümeti eleştirmesi de seçmen nazarında ona avantaj sağlayacak bir hamledir. Zira son seçimlerde halkın sandığa gitmemesi ya da sandıkta geçersiz oy kullanması seçimde halkın istediği adayın olmadığını gösterdi. Ayrıca reformistler üstü kapalı bir şekilde seçimi boykot etti.

Sonuç olarak, seçimlerde Celili, Kalibaf ve Pezişkiyan arasında bir rekabet olacağı öngörülebilir. Bu durumda muhafazakâr cephenin oyları bölünecektir. Bu durum Pezişkiyan’ın aradan sıyrılma ihtimalini artırsa da adayların yeterli oyu alamamasının seçimi ikinci tura taşıması da ihtimal dahilindedir. Bu durumda Pezişkiyan’ın ipi göğüsleme ihtimali yine yüksek görünmektedir. Bu noktada seçimin kaderini halkın seçime katılım oranı belirleyecektir. Bu süreçte Pezişkiyan’ın, halkı kendi lehine sandığa gitmesi için ikna etmesi gerekmektedir.

Ali Şahin, Küresel Siyaset Dergisi Koordinatörüdür.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu