Pakistan’da Seçim Sonrası Süreç

İstikrar mı Yeni İstikrarsızlık mı?

Pakistan’da 8 Şubat 2024 tarihinde genel seçimler gerçekleştirildi. Son iki yıllık süreçte yaşanan siyasi krizler, ekonomik bunalım ve güvenlik tehditlerinin gölgesinde yapılan seçimler, yeni bir sürecin kapısını aralamakla birlikte geçmiş sorunların çözümünü de zorunlu kılıyor. Seçimler, öncesi ve sonrasının yanı sıra seçim günü gelişmeleriyle de oldukça geniş yankı uyandırdı. Bu da Güney Asya ülkesinin iç dinamiklere yoğunlaştığı bir süreç anlamına geliyor. Gelinen noktada yeni başlangıçlar ve düzen mi yoksa geçmiş sorunların bugüne etkileriyle yüzleşmenin ortaya çıkardığı bir karşılaşma ve yeni istikrarsızlık mı getireceği soru işareti.

Bu temelde seçim öncesi süreci kısaca hatırlayarak 8 Şubat sonrasındaki dengelere ve gelecek senaryolarına bakalım.

2022 yılının Nisan ayında Başbakan İmran Han, güvenoyu yoklaması sonucu görevden alınmıştı. Bu yeni atmosferde erken seçimlerin yapılması için bir hareketlilik içine giren İmran Han ve ekibi çeşitli adımlar atmış olsa da seçimler 8 Şubat 2024 tarihinde yapıldı. Arada geçen iki yılda geçici koalisyon hükümetine başkanlık eden Şahbaz Şerif liderliğinde işlerlik sağlandı. Ancak ülkenin karşı karşıya olduğu sorunlar dış politika ve iç yapı ekseninde derinden hissedildi. Pakistan bu iki yılda ekonomi, güvenlik ve siyaset alanında ciddi krizler yaşadı. Bu süreçte İmran Han, Hakiki Azadi (Adalet Hareketi) adını verdiği hareketlenme ile ülke çapında miting ve gösteriler düzenleyerek arkasındaki halk desteğini güçlendirdi. Ekonomide enflasyon ve dış borç yükü artarken güvenlik konusunda ise Pakistan terör saldırılarıyla sınandı.

Öte yandan Han’ın seçimlerde yer almaması adına birçok gelişme de söz konusu oldu. Nitekim bu faaliyetler Han’ı seçimlerden uzak tuttu; üç ayrı davadan gözaltına alınan Han, seçimleri hapiste karşıladı. Ancak Han katılamasa da ekibi bağımsız adaylar olarak seçimlerde yer alabildi. Üstelik ciddi bir etki de oluşturarak iki yılda yapılan çalışmaların ve halk desteğinin gücünü gerçek anlamda elde ettiler.

Seçim Sonuçları ve Kamuoyuna Yansımaları

Seçimlerde öne çıkan ve yarışan üç önemli parti Han’ın partisi Pakistan Tehrik-e-Insaf’a (PTI), Pakistan Müslüman Birliği-Navaz (PMLN) ve Bilawal Butto Zerdari liderliğindeki Pakistan Halk Partisi (PPP) oldu. Seçim sonucunda en çok sandalye kazananlar ise İmran Han’ın bağımsız adaylarıydı. 93 sandalye kazanan bağımsız adaylar, 75 sandalye kazanan Navaz’ı ve 54 sandalye kazanan Halk Partisi’ni geride bıraktı. Bu sonuçlar İmran Han’ın iki yıllık süreçte yürüttüğü sokak diplomasisinin sonuç verdiğini gösteriyor. Ayrıca özellikle gençlere yönelik bir strateji izleyen Han’ın bu konuda da elinin dolu olduğunu görüyoruz. Zira 128 milyon seçmenin %44’ü 35 yaşın altındaydı. Bu da gençlerin desteğinin ne derece mühim olduğunu gözler önüne seriyor, nitekim seçim sonuçlarına da yansımış vaziyette.

Bunun yanı sıra seçimlere yönelik birtakım eleştiri ve tepkiler de ortaya çıktı. Bunlara değinmeden önce seçimlerin gerçekleştiği atmosfere bakmakta fayda var. Zira son yıllarda yaşanan çeşitli sorunlarla birlikte seçim günü dahi meydana gelen birçok gelişme, hükümetin halletmesi gereken meselelerin ciddiyetini gösteriyor.

Hepsi birbirinden önemli olan bu konulardan ilki ekonomik kriz. Ülkede enflasyon %30’lara ulaşmış durumda. Aynı zamanda son iki yılda, para birimi de dolar karşısında yarıdan fazla değer kaybetti. Milyarlarca dolarlık borç ve devlet fonlarının azalması nedeniyle de iktisadi sıkıntılar mevcut. Bu kapsamda IMF ile görüşmeler yapılıyor.

İkinci zorluk olarak ise güvenlik meselesi geliyor. Son iki yıllık süreçte Pakistan birçok terör saldırısıyla karşı karşıya kaldı. Terör örgütü DEAŞ’ın sözde bölgesel kolu Horasan Eyaleti (ISKP) ile Pakistan eyaleti (ISPP), Tehrik-i Taliban Pakistan (TTP) ve bölgesel radikal yapılanmalar tarafından gerçekleştirilen eylemler genel anlamda Güney Asya’yı özelde ise Pakistan’ı ciddi oranda etkiledi. Ayrıca İslamabad’ın karşı karşıya olduğu bir diğer yapılanma da Belucistan Kurtuluş Örgütü. Hükümetin iç ve dış politikalarından duyulan memnuniyetsizliğin silahlı bir yapılanma aracılığıyla tepkisi olarak söz konusu hareket, Belucistan bölgesinde birçok eylemde bulundu.

Küresel Terörizm Endeksi-2024 verilerine göre ise 490 saldırıyla Pakistan, tüm ülkeler arasında en fazla vaka kaydedilen ülke oldu. Aynı zamanda terörden en çok etkilenen ülkeler arasında 4. sırada yer alıyor. Bu sıralama Pakistan açısından, 2016’dan itibaren gelinen en kötü nokta niteliğinde. 2022 yılında ise Pakistan en ölümcül saldırıların gerçekleştiği ülkeler listesinde ilk sıradaydı.

Seçim günü de dahil olmak üzere ülkede çeşitli saldırılar gerçekleşmeye devam ediyor. 7 Şubat’ta Belucistan’da en az 28 kişinin ölümüyle sonuçlanan iki terör saldırısının ardından seçim günü güvenlik önlemleri çerçevesinde internet ve mobil hizmetlerde kesinti meydana geldi. Ancak bu gibi önlemler seçimlere yönelik güveni sarsacak bir etki de oluşturdu. Nitekim seçimlere hile karıştırıldığı iddiasıyla ülkede çeşitli protesto ve gösteriler baş gösterdi. Özellikle İmran Han’ın partisi PTI, destekçilerini sokaklara çağırdı. 10 Mart 2024 tarihinde gerçekleşen gösterilerde ise halk ile polis karşı karşıya geldi. Bu gibi olaylar ülke istikrarı açısından olumsuz etki oluşturuyor.

Seçim sonuçlarının kamuoyundaki etkisi pek olumlu olmasa da ciddi anlamda bir karmaşaya dönüşecek boyutta da görünmüyor. Ancak İmran Han’ın tutukluluğunun sona ermesine yönelik talepler ve hükümete karşı faaliyetler de bir yandan devam ediyor. Dolayısıyla seçimlerin sona ermesi istikrarsızlığı sona erdirmekten ziyade daha kırılgan ve hassas bir sürece kapı araladı denilebilir. Bu anlamda Şerif hükümetinin iç dengeleri koruma ve toplumu memnun etmek adına bir ikna süreci yürütmesi gerekebilir.

Eski Sorunlar Yeni Hükümet… Peki Yeni Politikalar mı?

8 Şubat hiçbir partinin tek başına çoğunluğu sağlayamaması koalisyon tartışmalarını gündeme getirmişti. Navaz ve Halk Partisi bir araya gelerek ittifak oluştururken İmran Han tarafından böylesi bir koalisyonun içerisinde yer alınmaması gerektiği yönünde açıklamalar geldi. Yine Han’ın partisi ve destekçilerince seçimlerde hile yapıldığına dair iddialarda bulundu. Ancak nihayetinde iki partinin koalisyonuyla geçici yönetim sürecinde başbakanlık görevini yürüten Şehbaz Şerif, bu kez seçimle, Başbakan koltuğuna oturdu.

Kurulan yeni hükümette hem teknokratlar hem deneyimli siyasetçiler hem de bağımsızlar yer alıyor. İçişleri Bakanlığı’na Muhsin Nakvi, Dışişleri Bakanlığı’na İshak Dar ve Maliye Bakanlığı’na Muhammed Aurangzeb getirilirken; Savunma Bakanı olarak yine Muhammed Asif görev aldı.

Hükümetin kurulmasının ardından Pakistan’da artık karşı karşıya olunan sorunlara yönelik çözüm sürecine girildi. Ekonomi ve güvenlik/terör krizlerine yönelik çalışmalara başlayan Şerif yönetiminin bir yandan da halk desteği sağlayarak ilerlemesi gerekecek. Zira İmran Han’ın faaliyetleri devam ediyor.

Hükümet ilk olarak ekonomi konusunda 5 yıllık kapsamlı bir yol haritası çıkardı. Buna göre ekonomik büyümeyi teşvik etmek için BT, tarım, sanayi, enerji ve Federal Gelir Kurulu’ndaki (FBR) reformlar dahil olmak üzere çeşitli sektörlerde beş yıllık hedefler belirlenecek. Ayrıca hükümet, israf harcamalarını azaltma ve dijitalleşme yoluyla vergi gelirlerini artırma taahhüdünde bulunuyor. Plan içerisinde, zarar eden devlet kurumlarını özelleştirme ve Pakistan’ın ekonomik zorluklarına çözüm bulmada çok yönlü bir yaklaşım sergileyerek yeşil enerji kaynaklarına geçişi kolaylaştırmak da yer alıyor.

Altyapı sorunları, terörle mücadele ve ekonomik krizin yanı sıra hükümetin dış politikada izleyeceği strateji de mühim. Zira özellikle son dönemde komşusu İran’la yaşadığı gerilim, Taliban yönetimi altındaki Afganistan’la ilişkiler de zorlu ilerliyor. Şerif hükümeti, geçiş yönetimi sürecinde Batı ile Asya ya da ABD-Çin boyutu kapsamında dengeli hareket etmeye gayret etti. Şimdi yeni dönemde de bu dengeyi korumaya yönelik bir politika izleneceği öngörülebilir.

Bununla birlikte Çin’le geliştirilen ilişkilerin yüksek düzeyde ilerleyeceği de aşikâr. Kuşak-Yol Projesi’nin amiral projelerinden olan Çin-Pakistan Ekonomi Koridoru (CPEC) bu anlamda en güçlü faktör. Şerif de göreve gelmesinin ardından CPEC’in ikinci aşmaya geçmeye hazır olduğuna dair bir açıklamada bulundu. Geçtiğimiz yıl proje planlanandan geride ilerliyordu. Bu kapsamda yine Şerif tarafından duyurulan Özel Yatırım Kolaylaştırma Konseyi projedeki gecikmeleri azaltmayı ve verimliliği arttırmayı amaçlıyor. Teknoloji ve altyapı konusunda Çin ortaklığında farklı girişimlerin de hayata geçirilmesi bekleniyor.

Seçimlerle birlikte yasal çerçeve içerisinde yeni bir dönem açılmış olsa da Pakistan’ın sorunları ve krizleri aynı minvalde devam ediyor. İran’la son dönemlerde yaşanan kriz, Taliban’la diyalog, Rusya, Çin ve Batı’yla ilişkiler dış politikada sınamalar oluştururken; terör saldırıları, ekonomiyi iyileştirme çabaları ve halk memnuniyeti ile siyasi rekabet konuları içerde çeşitli adımlar atmayı gerekli kılıyor. Zorlayıcı faktörlerin ağırlığı Şerif yönetimi için test niteliğinde olacak ancak geçici yönetim dönemi de aynı krizlerle geçtiği için hükümetin biraz daha organize hareket etme kabiliyeti kazanmış olması beklenebilir. Son olarak 21 Nisan 2024 tarihinde gerçekleşecek eyalet meclisleri için ara seçimlerin siyasi rekabeti ve sosyal hareketliliği canlı tutacağını söylemek mümkün.

[Şeyma Kızılay, uluslararası ilişkiler uzmanıdır.]

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu