Kanada’da yoksa ASELSAN’da var

Yüzyıllar geçse de savaşın doğasındaki temel unsurlardan biri “vurmak için görmek” gerekliliğidir. Kıbrıs Savaşı sonrasında büyük beklentiler ile başlanan ve son 25 yılda maraton koşusuna dönüşen Türk savunma endüstrisinin gelişiminde bu “görme” yetisi çok büyük bir sınavı teşkil etmektedir. Nitekim insansız hava araçları konusunda dünyanın en etkin ülkesi haline gelen ve gelişmişlik anlamında ilk üçte yer alan Türkiye’nin bu araçların “görme” yetisini sağlayan İHA kameraları noktasındaki açığı müttefiki ülkelerce uzun zamandır kullanılıyor.

Nitekim İHA’ları için başta ABD’li FLIR Systems’in ardından da ABD’li şirketin sahibi olduğu Kanadalı Wescam’in İHA kameraları yani ISR gimbal sistemlerini kullanan Türkiye önce 2010’ların ilk yarısında İHA’ları silahlandırdığında daha sonra Vatan Muharebesi sırasında Azerbaycan’a acil İHA tedarik ettiğinde ambargoya maruz kaldı.

Görece uzak mesafelerden hedeflerini stabil şekilde tespit ve teşhis etmeleri gereken İHA’ların hem hedefini vurabilmesi hem de istihbarat, keşif ve gözetleme görevlerini icra edebilmesi için “laser designator” denilen lazer güdümlü mühimmatın hedefe isabet etmesini sağlayan sisteme, termal kameraya, gündüz kamerasına ve lazer mesafe ölçer gibi birden fazla sensöre sahip bu ISR Gimbal sistemlerine ihtiyaçları vardır. Savunma teknolojisindeki en kritik ve zorlu teknolojilerden olan bu sistemlerin dünyadaki en iyi üreticilerinden biri olan Wescam firmasının MX-15 ürünü Türkiye tarafından gerek ANKA gerek Bayraktar TB2 SİHA’larda çok yüksek adetli kullanıldı. Nitekim bu ürün kompakt yapısına rağmen çok yüksek performansı ile dikkat çekmektedir.

Mx-15 ile ilgili ilk sorun Türkiye’nin 9 Ekim 2019 tarihinde Suriye’de terör koridorunun oluşmasını engellemek amacıyla başlattığı “Barış Pınarı Harekâtı” nedeniyle yaşanmıştı. Kanada Barış Pınarı nedeniyle uyguladığı ambargoyu Nisan 2020’de süresiz uzattığını açıklamıştı. Haziran 2020’de çeşitli diplomatik girişimlerin ardından İHA’larda kullanılan elektro optik sistemlere yönelik ambargo kaldırılmıştı. Ancak Bayraktar TB2’lerin Azerbaycan tarafından Ermenistan’a karşı işgal altındaki toprakların kurtarılması için kullanılmasının ardından Kanada yeniden ambargo kararı aldı. Bu tarihten sonra da Türkiye’nin kullanımı için kamera tedarik edilemedi.

Ardından ASELSAN tarafından geliştirilmesi uzun süredir gerçekleştirilen CATS sistemi seri üretime geçirilerek çeşitli görevlerde kullanıldı. Ayrıca CATS’in çeşitli eksikleri ve yetersiz kaldığı konular hızlıca giderildi. Lakin yine de CATS’in yeterli gelmemesi ile birlikte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kasım 2020’de katıldığı ASELSAN Yeni Sistem Tanıtımları ve Tesis Açılışları Töreni’nde F-500C isminde yeni bir kamera sistemi ile ilgili çalışmalar icra edildiği kamuoyuna açıklandı.

25-28 Temmuz 2023 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen IDEF 2023 fuarı sırasında ismi ASELFLIR 500 olarak güncellenen sistemin kendisi ilk kez kamuoyunun karşısına çıktı. Daha önce mock up’ları gösterilen sistemin kendisi ile birlikte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fuar ziyaretinde çok önemli bir kare basına servis edildi. Kanadalı Wescam’in MX-15’in ve ASELFLIR 500’ün 56 km uzaktan aynı yeri çeken iki görüntüsü önünde ASELFLIR 500’ün maketi Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kaçır, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in katılımı ile ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hediye edildi. Görüntüde ASELFLIR 500’ün termal kamera performansının MX-15’e göre oldukça iyi sonuç verdiği görüldü. Böylece tüm dünyaya devletin en üst kademesinin bulunduğu oldukça kibar bir üslupta “siz ambargo koysanız dahi biz daha iyisini yaparız” payesi haykırılmış oldu.

ASELFLIR 500’de Kzılötesi Kamera, Yüksek Çözünürlüklü Gündüz Görüş Kamerası, Yüksek Çözünürlüklü SWIR Kamera, Lazer Hedef İşaretleme Birimi, Lazer Mesafe Ölçme Birimi, Lazer Noktalama sistemi bulunmakta. Farklı sensörleri sayesinde çok farklı hava koşullarında ve çok uzak mesafelerde keşif gözetleme ve hedef işaretleme faaliyetleri yapabilen sistem artık daha yüksek irtifada görev yapan AKSUNGUR ve AKINCI gibi insansız hava araçlarımız için de kritik bir ürün. Ayrıca yine Kanadalı firmanın ürettiği MX-25 gibi çok daha yüksek irtifadan keşif gözetleme yapabilen ve çok az sayıda ülkenin sahip olduğu daha büyük bir ISR gimbal sistemi olan ASELFLIR 600 için de çalışmalar devam ediyor. ASELFLIR 600’de ilk ürünün 2024 yılında görülmesi bekleniyor.

ISR gimbal sistemleri İHA’lar dışında gemilerde ve kara araçlarında stabil biçimde uzak mesafelerin keşif gözetleme ve hedeflenmesi için kullanılmaktadır. Örneğin UMTAS ve CİRİT füzeleri ile 8 km mesafeden tank, zırhlı araç vd. araçları vurabilen ROKETSAN YALMAN kulesinde ABD menşeli Star Safire sistemi kullanılıyor. Ancak sistemden sınırlı sayıda tedarik edilebildiği için envantere deneme maksatlı üç adet araç girmişti. ASELSAN ve ROKETSAN arasında imzalanan sözleşme ile ASELSAN’ın helikopterler için geliştirdiği ASELFLIR 400’ün lazer designator’lü versiyonu ASELFLIR 410’un bu araçlarda kullanılması sağlanacak ve bağımsız şekilde TSK envanterine daha fazla sayıda araç kazandırılacak.

Sonuç yerine

Modern harp sahasında elektro optik sensörler ve radarlar hasmınız sizi görmeden sizin onu görmeniz için en kritik unsurlardır. Nitekim İHA’lardan gemilere, kamikaze İHA’lardan zırhlı araç kulelerine kadar gördüğümüz bu sistemlerin bağımsız şekilde üretilebilmesi hem endüstrinin ihracatta istediği küresel oyuncu seviyesine gelmesinde hem de TSK’nın bağımsız operasyon kapasitesine sahip olmasında en önemli konuma sahip. ASELSAN’ın uzun yıllardır üzerinde çalıştığı zaman zaman program takvimleri nedeniyle (Örn. CATS) eleştiri aldığı gimbal ISR sistemleri konusunda ASELFLIR 500 gibi bir ürünü 3 yıldan kısa sürede ortaya çıkararak 50 yıllık geçmişe sahip MX-15 gibi bir ürüne meydan okuması şapka çıkartılacak göğüsleri gurur ile dolduracak bir gelişme olarak karşımıza çıkmaktadır.

Fatih Mehmet Küçük

Araştırmacı

Fatih Mehmet Küçük, Kocaeli Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı Bölümü’nden 2019’da mezun oldu. Türkiye’nin en büyük savunma sanayii platformu Defence Turk’ün kurucu ortağı olup genel yayın yönetmenliği görevini sürdürmektedir. “Hakimiyet Savaşı Libya” ve “Türkiye’ye Yönelik Drone Tehdidi: PKK Terör Örgütü ve İran’ın Milis Örgütleri” raporlarının yazımında görev alan Küçük, kamuoyuna açık olmayan savunma sanayii raporlarına da imza atmıştır. Halihazırda savunma ve güvenlik alanında araştırma faaliyetlerine devam etmektedir. Türkiye Araştırmaları Vakfı’nda araştırmacı olarak çalışmaktadır.
E-posta: fmkucuk@turkiyearastirmalari.org

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu